|
(Bu yazı portal içerik editörü Savaş Tavşancı tarafından derlenmiştir.) Günümüzde birçoğumuzun yaşantısına büyük oranda giren, hatta insanı bazen "o olmasaydı ne yapardık" diye düşündüren internet, aslına bakıldığında insanın sinir sistemi gibi birçok bilgisayar ağının birleşmesiyle oluşan bilgisayar ağlarından meydana gelmektedir (Kalbag, 1999, s.45). Bu ağlar sayesinde bilgiler iletilmekte, bazı programlar sunulmakta, saklanmakta, aktarılmakta ve genel olarak geniş bir alanda çok güçlü bir bilgi sistemi ortaya çıkmaktadır. Ortaya çıkan bu sistemde, özellikle güncel gelişmeleri takip etmek isteyen iş dünyasının birer mensupları olarak bizler ve bilimsel araştırma yapan öğrenci ve akademisyenler bilgiye ulaşmanın en kolay, hızlı ve en ucuz yollarından biri olarak internetten yararlanmayı çoğu zaman tercih etmekteyiz (Gould, 1989, s.1). İnternet, iş dünyası ve araştırmacılar için çok önemli ve vazgeçilmez bir kaynak olmasına karşın, alıntı yapılan veya okunan "kaynağın güvenilirliği" ve/veya "doğruluğu" sorunu da ortaya çıkmış bulunmaktadır. Çünkü, bilimsel kurumlar, iş dünyası ve kamuoyunca tanınan kurumlarca basılı olarak yayınlanan mesleki ve bilimsel dergiler de olduğu gibi, web üzerinde yayınlanan her bilgi sayfası için herhangi bir denetim söz konusu değildir. Ayrıca, ticari kurumlarca yayınlanan çoğu dergiler ve kitaplara benzer şekilde herhangi bir editörler ve dış hakemler kurulu gibi bir mekanizma da mevcut değildir. İnternet isteyen herkesin istediği şekilde denetimsiz bilgi yayınlamasını mümkün kılan bir teknoloji durumundadır. Böylece, web üzerinde diğer tüm yöntemlere göre en kolay şekilde ulaşılan bilginin doğruluğu, yansızlığı ve güncelliği gibi ciddi sorunlar ortaya çıkmaktadır (Cebeci ve Bek, 26/12/2003). Okuduğumuz veya Okuyacağımız İnternet Bilgisinin GÜVENİLİR VE SAĞLIKLI Olup Olmadığını Nasıl Anlayacağız? İnternet üzerinde yer alan bilgi belli bir yerde değil, internete bağlı her yerde mevcuttur. Bu nedenle denetim süzgecinden geçirilmesi olanaksız gibidir. Diğer yandan zaten büyük miktarlarda mevcut olan bilginin sürekli arttığını ve yenilendiğini de hesaba katarsak denetim mekanizması kurulması da etkin bir çözüm olamamaktadır. Nitekim Haris de, internet üzerinde sunulan bilginin doğruluk, güvenilirlik ve değer bakımından farklılıklar gösterdiğini belirterek, yayınlanmak üzere hazırlanmış bilginin yayınlanmadan önce içeriğini kimsenin onaylamak durumunda olamayacağını belirterek, elde edilen bilginin değerlendirilmesi ve uygunluk denetiminin büyük ölçüde araştırıcının kendi sorumluluğunda olduğunu ve bu denetimin internette araştırmayı yapan bizler tarafından yapılması gerektiğini ifade etmiştir. Scholz ise, internet üzerinden bilgi edinimi ve kullanımını, cankurtaran bulunmayan bir sahilde küçük bir çocuğun yüzmeye çalışmasına benzeterek, basılı materyalden yapılandan farklı olarak herhangi bir süzgeçten geçirilmeksizin yayınlanan internet bilgisinin bir takım ölçütler ve rehberlere göre değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmektedir. Bu tür ölçütler, elde ettiği bilgilerle kurumuna yön veren iş dünyası ve akademik çevrelerce daha fazla önem verilmesi gereken bir husustur (Cebeci ve Bek, 26/12/2003). İnternetten sağlıklı ve güvenilir bilgi almak için kaliteli internet bilgisini değerlendirme ölçütlerini göz önüne almak gerekmektedir. Ama bununla ilgili henüz belli bir standart yoktur. Çeşitli çevrelerce hala tartışılmaktadır. Çünkü bilginin sürekli artması ve yenilenmesi bir yana aynı internet bilgisini inceleyen ve hatta aynı değerlendirme kriterini kullanan iki araştırmacı için farklı değerler elde edilebilir. Örneğin, bir kişi tasarım ve moda bilgi ölçütlerini ön plana alırken, diğeri kurumsal güveni ve yazar yetkinliğini ön plana çıkarabilmektedir (Cebeci ve Bek, 26/12/2003). Araştırma amacımız ve ulaşmak istediğimiz bilgi farklı olsa da, genel olarak bir internet bilgisinin güvenilir ve sağlıklı olup olmadığını aşağıdaki soruların yardımıyla bulabiliriz (Gilster, 1997; Cebeci ve Bek, 26/12/2003) : |